Yazı İçerikleri
Samos Gezi Rehberi ve Samos’ta Gezilecek Yerler
Samos; Kuşadası ve Seferihisar’dan ulaşabileceğiniz, tam deniz tatili yapmalık, çok güzel bir Yunan Adası. Ben düzeni bozmamak için “Samos Gezi Rehberi” dedim ama burada gezilebilecek çok az yer var. Asıl olay muhteşem denizi, servet ödemeden kaliteli hizmet alabileceğiniz Beach’leri, tatlı mimarisi ve tam damak tadımıza uygun yemeklerinde.
Bu arada Samos Türkiye’de Sisam adıyla da biliniyor. Yani Sisam farklı bir ada değil, Samos’un Türkçesi.

Kokkari Kıyıları
Samos Planınızı Yapmadan Önce Bilmeniz Gerekenler
1. Samos’a kapı vizesi ile girilebiliyor ama kapı vizesine kapıda başvurulmuyor. Vizenizin çıkıp çıkmadığını kapıda öğreniyorsunuz. (evet çok saçma) Gitmeden 15 gün önce vapur biletinizi aldığınız firma ile görüşüp gerekli evrakları onlara göndermeniz gerekiyor. Vize sürecini onlar takip ediyorlar. Normal Shengen’den çok daha esnek davranıyorlar ama vizenin çıkmama ihtimali de var tabii.
2. Samos’a gitmek için ideal aylar haziran, temmuz, ağustos ve eylül ayları deniliyor. Ben tam 1 Haziran’da gittim ve deniz suyu henüz ısınmamıştı. Samos’un denizi her zaman serin bir deniz ama biz ekstra soğuk bir suya girmek zorunda kaldık. (İnternetten baktığıma göre 19 dereceydi) Dolayısıyla ben size temmuz ve ağustos aylarını öneririm. Hava çok nemli değil ve genellikle esintili o yüzden sıcaklar bunaltıcı olmaz diye düşünüyorum.
3. Adada toplu taşıma olmadığı için araba kiralamak bir zorunluluk. Eğer manuel araba kullanamıyorsanız aracınızı erkenden ayırmanızı öneririm çünkü az sayıda otomatik araç var ve hızlı tükeniyorlar. Adada taksi var tabii ama uzaktaki bir beach’e çağırsanız gelirler mi, taksimetre ne kadar yazar, o kısmını hiç bilmiyorum.
4. Samos’a günübirlik gitmek pek mantıklı değil çünkü ulaşım işleri vakit alıyor. Bence en az iki gün, tercihen 3-4 gün ideal.
Özet: Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Bence Pythahorion’da konaklayın ama Kokkari’yi de mutlaka ziyaret edin. Tsamadou Plajında (tercihen Lemonakia Beach’te) ve Psili Ammos’ta (önerim Noya Beach Experience) mutlaka denize girin. Gerisi tamamen ne kadar uzun kalacağınıza ve ilgi alanlarınıza göre değişir. Bunlar benim kişisel görüşlerin tabii ama bence adanın en güzel yerleri buralar.

Kokkari yakınlarındaki Tsamadu Plajı (Fotoğraf: Dimitris Kiriakakis / Envanto Elements)
Samos’a Nasıl Gidilir?
Samos’a Kuşadası’ndan ve Seferihisar’dan gidebilirsiniz. Samos’ta inebileceğiniz iki farklı liman var. Bunlardan bir tanesi Vathy Limanı, diğeri Pythagorion Limanı. Peki hangisine gitmeli derseniz bunun net bir cevabı yok. Ben otelime yakın limanı değil içime sinen vapur firmasının gittiği limanını tercih ettim örneğin. İki liman arası sadece 20 dakikalık bir mesafe olduğu için bu konuda çok stres olmaya gerek yok diye düşünüyorum. Aslında eskiden Sığacık’tan Karlovasi’ye de vapur varmış ama birkaç yıldır yok.
Türkiye’den Samos’a gitmek için kullanabileceğiniz üç farklı vapur firması var. Bunlar İDO, Tilos Travel ve Meander Travel. Üç firmanın da fiyatları aşağı yukarı aynı; yani 2025 yılı için gidiş dönüş bilet fiyatı 56€ ile 60€ arasında değişiyor. Bileti gidiş dönüş alınca daha indirimli oluyor bu arada. Tek tek alırsanız 10-15€ daha fazla ödemeniz gerekiyor. Yol toplamda 45 dakika ile bir saat arası sürüyor.
Şimdi yazacaklarım biraz ulaşım sorunlarıyla ilgili olacak ama anlattıklarım gözünüzü korkutmasın; beklentinizi düşük tutun ki tadınız kaçmasın diye yazıyorum bunları. İki saat dişinizi sıkıp tüm bu saçmalıklara katlandıktan sonra cennete ulaşıyorsunuz.

Vapurların kalktığı yer Kuşadası Büyük Liman.
Bu üç firmadan kısaca bahsetmek gerekirse;
İDO (İstanbul Deniz Otobüsleri): İDO vapurları Seferihisar’dan ve Kuşadası’ndan kalkıyor ama sadece Vathy Limanına gidiyor. Ben hakkında en az kötü yorum olan firma İDO olduğu için bu firmayı tercih ettim ve pişman olmadım. Yabancılar tarafından az bilindiği için yarı yarıya boştu. Vapur konforluydu ve personel yardımcıydı. Biraz gecikmeli kalktı ama sebebi Liman yönetiminin yanaşan bir özel yata yer açmak için Yunan Adaları vapurlarını yanaşma sırasına sokmasıymış. Önceki kalkmadan bizimki yanaşamadı haliyle.
Tilos Travel: Sadece Kuşadası’ndan kalkıyor, Vathy Limanına da, Pythagorion Limanına da gidiyor. Ben Tilos Travel’ın Google yorumlarını okuduktan sonra “asla binmem” demiştim ama limanda beklerken bir Tilos Travel çalışanı ile uzun uzun konuştum ve yaşanan sıkıntıların şirketle değil liman yönetimleri ile ilgili olduğuna ikna oldum. Yani o gün, o saatte kalkan vapur hangi firmanın olursa olsun, aynı şeyler yaşanacakmış gibi görünüyor.
Vapurlarının neden geç kalktığını, insanları neden beklettikleri sordum. Arıza gibi sıra dışı durumlar olmadığı sürece gecikmelerin en fazla yarım saat 40 dakika olduğunu ve bunun tamamen liman yönetimi ile ilgi olduğunu söyledi. Liman yönetimi kalkışa izin vermeden kalkamıyorlarmış ve yolcu listesini gönderip kalkma izni istedikleri halde uzun süre bekletildikleri oluyormuş. Anladığım kadarıyla durum şu; Liman başkanlığı yolcu listesini tek tek inceliyor ve gümrükten geçmiş ama gemiye binmemiş yolcu varsa kalkışa izin vermiyor. Limanda adam bırakamadıkları için bekliyorlar. Bu tüm firmalar için geçerli.
“Peki” dedim “Pythagorion limanına bilet satıp Vathy’e götürmüşsünüz insanları?” Bunun da tüm firmaları etkileyen bir sorun olduğunu anlattı. Biletleri satmışlar, Samos tarafı sonradan demiş ki “biz limanı tadilata aldık, kapattık.” Tüm yolcuları taksiyle ulaştırıp, hepsinin taksi parasını ödemişler. Velhasıl bu da firmanın suçu değilmiş gibi görünüyor. Bir dahakine Tilos Travel’a bir şans verebilirim gibi düşünüyorum.
Meander Travel: Bu firma da sadece Kuşadası’ndan kalkıyor, Vathy Limanına da, Pythagorion Limanı’na da gidiyor.
Diğer iki firma ile ilgili yazdıklarımı okuduysanız Kuşadası Limanı’nda uzun uzun beklemenin kaçınılmaz bir sorun olduğunu anlaşmışsınızdır. Bu firmanın sorunu, vapurlarının üst katının açık alan olması. Yani içerideki koltuklar dolduysa üst katta oturmak zorunda kalırsınız. Zaten erkenden biniş yapmanız bekleniyor. Bir de üstüne gecikme yaşanırsa güneşliği bile olmayan üst katta, güneşin altında pişiyorsunuz. Bu konuda o kadar çok kötü yorum okudum ki risk almanızı tavsiye etmem.
Özetle Seferihisar’ı bilmem ama Kuşadası’ndan ulaşım biraz eziyetli yani mutlaka “Dilek Yarımadasından yüzmeye başlasaydık şimdi Samos’daydık” isyanı yükleniyor bünyeye. Vapur saatinden bir buçuk saat önce limanda olmanız isteniyor. Kuşadası’nda zaten park yeri bulmak bir eziyet olduğu için muhtemelen iki saat önce Kuşadası’na inmek isteyeceksiniz. Limanın otoparkı sadece Liman personeline açık yani oraya park edemezsiniz.
Gümrük’ten geçmeden önce check-in işlemlerinizi yaptırmanız gerekiyor. Liman’da hiçbir yönlendirme tabelası yok bu arada. Her şeyi tesadüfen buluyorsunuz. Check-in yaptırdıktan sonra gideceğiniz yeri şöyle tarif edeyim; çarşıyı karşınıza aldığınızda sağ tarafınızda otopark alanı olduğunu fark edeceksiniz. O otoparkı geçin, gemiler oradan kalkıyor.
İnanların sıra olabilmesini sağlayacak hiçbir bant ya da yönlendirme de yok. Vapura binerken de inerken de büyük bir medeniyet sınavı başlıyor ne yazık ki. Özellikle kapı vizesi olanların gümrük işlemleri uzun sürdüğü için binenler çıkışa yakın yer kapmaya çalışıyor. İnerken de herkes gümrüğe ilk ulaşan olmaya çalışınca ortalık geriliyor.

Kokkari Plajı
Samos’ta Gezilecek Yerler
Eğer kısa bir tatil planlıyorsanız önceliğinizi adanın doğu tarafına vermenizi öneririm. Batı tarafı da güzel elbette ama Türkiye’ye yakın taraf deniz-kum-güneş tatili açısından (otel, restoran, beach) daha çok seçenek sunuyor. Türkiye’den ulaşılabilen limanlara yakın olması ve mesafelerin kısalığı da bir avantaj.
Adanın doğu yarısında üç büyük şehir var. Bu şehirler Kuzeyde Vathy ve Kokkari, Güneyde ise Pyhagorion. Vathy adanın başkenti gibi ama orada o “sevimli tatil kasabası” havası olmadığından pek vakit ayırılacak bir yer değil. Kokkari ve Pyhagorion ise vakit ayırmaya değecek yerler.
Eğer daha uzun kalacaksanız ve daha çok yeri keşfetmek istiyorsanız adanın batı tarafındaki Karlovasi veya Marathokampos şehirlerine de bir şans verebilirsiniz. İkisi de adanın güzel plajlarına yakın şehirler ama buraların daha sakin yerler olduğunu unutmayın. Ben bu iki şehre gitmedim ama okuduğum tüm Samos Gezi Rehberi yazılarında emeklilerin takıldığı sayfiye kasabalarına benzetmişlerdi.

Bahsettiğim yerlerden bazılarının konumları
Samos’ta gezilecek yerleri şehirle göre gruplarsak şöyle derleyebiliriz:
Pyhagorion
Adanın en popüler şehirlerinden bir tanesi olan Pyhagorion’un adı size Pisagor’u çağrıştırıyorsa bu bir tesadüf değil çünkü burası gerçekten Pisagor’un memleketi. Binlerce yıldır yerleşim bulunan şehirde gezilebilecek tarihi alanlar ve müzeler var. Sokaklarında yürümekten keyif alabileceğiniz tatlı bir mimari, adanın en güzel plajlarına çok yakın olması ve çok sayıda otel ve restoran seçeneği sunması burayı ideal bir konaklama noktası haline getiriyor. Bir akşam yemeği için Limandaki Four Seasons Restoran‘ı tercih ettik ve çok memnun kaldık. Tavsiye ederim.
Şehrin yerleşik nüfusu 7500 olsa da yaz aylarında birkaç katına çıkıyordur muhtemelen.

Pythagorion (Fotoğraf: ImageSourceCur / Envanto Elements)
Pyhthagorion’da Gezilecek Yerler
Pyhthagorion’un güzel sokaklarında yürüyüş yapmak zaten yeterince keyifli bir aktivite. Bunun dışında gezebileceğiniz bazı müze de tarihi kalıntılar da var ama hiçbiri için “mutlaka görülmeli” diyemem. Vaktiniz genişse plaja gitmeden önce (kahvaltıyı sindirene kadar) birkaç yer gezip sona kendinizi plajlara atabilirsiniz.
Pisagor Arkeoloji Müzesi: İki katlı küçük bir müze olan Pisagor Arkeoloji Müzesi’nin içerisinde ağırlıklı olarak günlük yaşamda kullanılan objeler ve birkaç heykel sergileniyor. Arka tarafındaki antik kent kalıntıları da müzeye dahil. Girişi 10€ ve gezmesi yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. Konumu için tıklayın.
Eupalinos Tüneli: Bu herkese hitap edecek bir gezi olmayabilir ama Roma İmparatorluğu’nun inşaat tekniklerine özel bir bilgi duyanların ilgisini çekecektir çünkü Romalıların inşaatı hızlandırmak için dağın iki ayrı ucundan tünel kazmaya başlayıp ortada buluşarak inşa ettikleri su tünellerinin dünyada bilinen iki örneği var. Bir tanesi bu, diğeri de Roma’daki Albano gölünde diye biliyorum.
Velhasıl böyle konular ilginizi çekiyorsa tünelin ortasına kadar yürüyüp geri dönebileceğiniz bir tünel gezisine katılabilirsiniz. Konumu için tıklayın.
Pisagor Heykeli: Liman’ın hemen karşısındaki burunda bulunan Pisagor heykeli için adanın simgesi olmuş desem yanlış olmaz. Biz Pisagor’u daha çok geometri alanına katkılar sunan bir matematikçi olarak bilsek de astronomiden siyaset bilimine, müzik teorisinden teolojiye uzanan geniş bir skalada çalışmış ve bu alanlara da halen geçerliliği olan pek çok katkı sunmuş.
Bu arada hediyelik eşya dükkanlarında “Pisagor’un Adalet Kupası” olarak satılan bir kupa göreceksiniz. Bu kupa açgözlülük yapıp fazla doldurunca sifon etkisi yaratıp tamamen boşalan bir tasarıma sahip. Bu kupanın Pisagor tarafından tasarlandığını söyleyen de var, Pisagorcu okulun felsefesini somutlaştırdığı için bu adı aldığını söyleyen de… Gerçek hangisi olursa olsun bu toprakların alamet-i farikası olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Heykelin konumu için tıklayın.

Pisagor Heykeli ve Ptyhagorion Limanı
Samos Heraion’u: Burası Phythagorion’a arabayla 10 dakika mesafede yer alan tapınağın kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Buradaki dev tapınak Hera’ya adanmış (Heredot buranın insanoğlunun yaptığı en büyük tapınak olduğunu yazmış). Ben Heraion’a vakit ayırmak istemedim çünkü her ne kadar tarihi ve kültürel açıdan çok kıymetli olsa da günümüze pek iyi korunmuş bir şekilde ulaşamamış.
Burayı Artemis tapınağı gibi düşünebilirsiniz. Zamanının en önemli tapınaklarından bir tanesi olduğunu bilerek gittiğiniz zaman bir anlam ifade ediyor ama tarihini, kültürünü bilmeden gittiğinizde; sadece bakarak zihninizde canlandırabileceğiniz pek bir şey sunmuyor. Konumu için tıklayın.
Kıyı harabeleri: Liman’dan çıkınca sola dönüp kıyı boyunca ilerlerseniz tarihi kalıntıların olduğu bir alana ulaşıyorsunuz. Burada farklı tarihlerden kalma çeşitli yapılar ve küçük sergi alanları var. (1800’lerden kalma Lykourgos Logothetis Kalesi, Bizans’tan kalma bir kale ve bazilikanın kalıntıları) Öyle mutlaka görülmesi gereken bir yer diyemem ama uzun kalacaksanız bir bakmak isteyebilirsiniz. Konumu için tıklayın.
Mavi Sokak: Burası tatlı dekore edilmiş bir alan olduğu için güzel fotoğraflar çekmek isteyen kişiler arasında popüler bir nokta. Küçük bir alan yani bir bakıp çıkmalık diyebilirim. Konumu için tıklayın.
Panagia Spiliani Manastırı: Burası Pyhthagorion’a yukarıdan bakan manzarası ile övülen bir yer. Aynı zamanda manastırın büyük bölümünün bir mağaranın içerisine oyulmuş olması bakımından sıra dışı. Konumu için tıklayın.

Samos Heraion’u (Fotoğraf: edindeniz / Envanto Elements)
Pyhthagorion Yakınındaki Plajlar:
Psili Ammos: Türkler tarafından en çok bilinen, en popüler plaj burası ama bu popülarite kesinlikle haksız bir popülarite değil. Plajda tanıdıklarımızla bile karşılaştık. Plaj Ada’nın Türkiye’ye en yakın tarafında yer alıyor ve Pyhthagorion’dan 10 dakikalık bir araba yolculuğu ile ulaşılabiliyor.
Psili Ammos Plajı tamamen ince kumdan oluşuyor. Deniz berrak, tertemiz, sığ ve rüzgarlı havalarda bile dalgasız. Bu yüzden özellikle çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Ben normalde çok sığ deniz sevmem ama burası üzmedi çünkü kıyıdan 20 metre diz hizasında ilerledikten sonra gayet makul bir hızda derinleşiyor. Yani öyle git git hep belinde kalan bir su değil.
Tabii ki boş bulduğunuz bir alana havlunuzu da serebilirsiniz ama bir Beach’e oturmak isterseniz benim tavsiyem kesinlikle Noya Beach Experience olur. Yerinizden kalkmadan butona basıyorsunuz garson geliyor, soğuk içecekler buz kovasında servis ediliyor. Fiyatlar makul, park yeri var, deniz zaten muhteşem. Tekrar gelsem bir günümü yine burada geçiririm net.
Giderken yolun hemen yanındaki şu göle dikkat edin bu arada. Gölde su olduğu zamanlarda bir sürü flamingo oluyor.
Plajın konumu için tıklayın.

Psili Ammos Plaj’ndaki Noya Beach Experience
Not: Marathokampos yakınlarında da Psili Ammos adında bir plaj ya da işletme varmış; şimdi Google Maps’ten bakarken fark ettim. Benim bahsettiğim Psili Ammos, o Psili Ammos değil; Pyhthagorion’a yakın olan elbette.
Paralia Pithagorio: Pithagorio Plajı, Pyhthagorion’a en yakın plaj. 15-20 dakikada yürüyerek bile gidebilirsiniz. Büyük ölçüde kum, arada minik taşlar olan bir plajı var. Berrak, temiz bir deniz.
Burası epey uzun bir plaj. Plajın başında tekne, deniz bisikleti vb. kiralayabileceğiniz bir yer var. İlerlediğinizde birden çok işletme olduğunu göreceksiniz. İstediğiniz Beach’e oturabilirsiniz ya da havlunuzu serip denizin tadını çıkarabilirsiniz.
Ben burada oturmadığım için spesifik bir beach tavsiye edemiyorum ne yazık ki. Bu arada havalimanına çok yakın olduğunu da not düşeyim “ay uçak gürültüsü çekemem” diyorsanız burası size uygun olmayabilir.
Konumu için tıklayın.
Mykali Beach: Psili Ammos’a giderken yol üzerinde kaldığı için bir durup baktık. Deniz güzel görünüyor ama bize biraz soğuk geldiği için Psili Ammos’a doğru devam etme kararı aldık. Kum değil taşlık bir sahil. Plaj üzerindeki işletmeler de biraz daha salaş yerler. Muhtemelen fiyatları popüler yerlere kıyasla daha biraz daha ucuzdur diye tahmin ediyorum. Bence adanın çok daha güzel sahilleri var ama yine de bir alternatif olması açısından bahsetmek istedim.
Konumu için tıklayın.
Kokkari
Burada konaklamayacak olsanız bile Kokkari’ye uğramanızı kesinlikle öneririm. Vathy limanından arabayla 15-20 dakikada ulaşıyorsunuz zaten. Bu tarafın denizi muhteşem! Ayrıca yürüyüş yapabileceğiniz tatlı manzara noktaları ve deniz kenarında oturup karnınızı doyurabileceğiniz restoranları var.

Kokkari’de denize açılan yollar
Kokkari’de Gezilecek Yerler
Kokkari’de gezilecek spesifik bir yer yok ama kıyı boyunca yürüyüş yapmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Plaja paralel ilerleyen cadde boyunca yürüdüğünüz zaman binaların arasında denize açılan daracık ara sokaklar görüyorsunuz. İnternette gördüğünüz klasik Samos fotoğraflarının çoğu burada çekiliyor. Biraz daha ilerlediğiniz zaman Liman’ın bulunduğu yarımadaya ulaşıyorsunuz. Yarımada kıyıdan çok güzel görünüyor. Baktıkça içinizi açan türden bir manzara.
Yarımadayı geçtiğinizde bu sefer kıyı boyunca dizilmiş çok sayıda mekan göreceksiniz. Biz kahvaltı için gelmiştik ve çok fazla kahvaltı seçeneği olduğu için The Wave Cafe‘ye oturduk. Club Sandviç diye sattıkları şey kesinlikle tek kişilik değil. Baya tıka basa doyup kalktık. Akşam yemekleri nasıldır bilemem ama kahvaltı için tavsiye ederim. Yalnız fiyatlar ada ortalamasından bir tık pahalıymış gibi geldi bana, onu da söyleyeyim.

Sözünü ettiğim sandviç ve Kokkari Sokakları
Kokkari ve Yakınındaki Plajlar
Tsamadu Beach: Bölgenin en meşhur plajı burası. Dibi görünen cam gibi tertemiz bir denizi var. Deniz serin ve nispeten hızlı derinleşiyor. Gittiğimizde epey rüzgârlı olmasına rağmen hiç dalga ya da akıntı yoktu. Ben buranın denizine gerçekten bayıldım. Havalar (ve sular) biraz daha ısınmış olsaydı muhtemelen kimse çıkaramazdı beni o denizden.
Bu arada bu tarafın plajı da denizi de yuvarlak taşlardan oluşuyor. Yani ayağınıza batmıyor ama denize girerken kayıp gidiyor ayağınızın altından. Yanınıza bir deniz ayakkabısı alırsanız çok daha konforlu olur denize girip çıkmak.
Anladığım kadarıyla burada bulunan iki koy da Tasamadu Beach sayılıyor. Koylardan Kokkari’ye en yakın olanda Lemonakia Beach adında bir işletme var. Biz burayı tercih ettik ve epey memnun kaldık. Yatak kadar rahat şezlongları var. Müzik olmadığı için dalgaların sesi ve ağaçların hışırtısıyla baş başasınız. Katıksız huzur! Tek olumsuz tarafı çok sinek olmasıydı. Sanırım sazlıkların hemen altındaki şezlongları tercih ettiğimiz için bize biraz fazla dadandılar. Daha önlerden bir şezlong tercih etmenizi öneririm. İçeceklerinizi gidip bardan kendiniz alıyorsunuz.
Şezlonglar adanın geri kalanına kıyasla pahalı (ön taraf 10€, çim taraf 15€) ama ben burayı o kadar çok sevdim ki her kuruşuna deydi diyebilirim.
Bir sonraki koyda ise Navagos Beach Bar var. Buraya gitmedim ama denizi aynı muhteşem deniz. İşletme de benzer kalitedeyse gönül rahatlığıyla gidilir. Bu arada yol kenarına araç park edilebilecek alanlar var ama aracınızı beach’lerin kendi park yerlerine koyarsanız yaz sıcağında keçi gibi yokuş tırmanma derdinden kurtulmuş olursunuz.
Lemonakia Beach’in konumu için tıklayın.
Navagos Beach’in konumu için tıklayın.

Tsamadu Plajındaki Lemonakia Beach’in cam gibi suları
Kokkari Plajı: Şehrin batı kıyısı boyunca uzanan epey büyük bir plaj var. Denizin rengi ve berraklığı insanda kendini sulara atma isteği uyandırıyor. Buranın çok popüler bir plaj olmamasının sebebi ise çok rüzgar alması. Durgun ya da çok sıcak bir havada çok keyifli olabilir ama biz gittiğimizde soğuk soğuk estiği için pas geçmeyi tercih ettik.
Plaj boyunca pek çok işletme var. İstediğinizden şezlong kiralayabilir ya da boş bulduğunuz yere havlunuzu serebilirsiniz. Burası da tamamen taşlık olduğu için deniz ayakkabısı önerim burası için de geçerli.
Konumu için tıklayın.
Veletza Beach: Buraya gitmedim ama gideceğim diğer yerler dolu olsaydı uğramak üzere notumu almıştım. Buranın doğası çok hoşuma gitti çünkü sarp yamaçlar arasında gizli kalmış küçük bir koy aslında. Dönem dönem rüzgârlı ve dalgalı olabildiğine dair yorumlar okudum dolayısıyla hava kötüyse hiç risk almayın. Durgun bir havada denemeye değer görünüyor.
Deniz yine taşlık. Yani deniz ayakkabısı hayat kolaylaştırır. Mekanın kendi park yeri var ama iniş dik olduğu için tedirgin olanlar olmuş onu da not düşmüş olayım.
Konumu için tıklayın.

Kokkari Plajı
Vathy
Vathy adanın başkenti. Burada çok fazla vakit geçirmesem de ulaşım üssüm olarak Vathy’i seçtim çünkü içime sinen vapur firması ve araç kiralama firması buradaydı. Tabii vapur saatimiz yaklaşırken biraz erken gelip şöyle bir turlamayı ihmal etmedik.
Vathy’de Gezilecek Yerler
Samos Arkeoloji Müzesi: İki binadan oluşan Samos Arkeoloji Müzesi, farklı malzemelerden üretilmiş heykel, figür ve gündelik objelerin sergilendiği bir arkeoloji müzesi. Müzenin yıldızı ise 5.2 metrelik dev kouros heykeli ve günümüze kadar nadiren sağlam ulaşabilen ahşap figürler. Buluntu çeşitliliği açısından görülmeye değer ama adadaki diğer müzeler gibi erken açılıp erken kapanıyor. Dolayısıyla akşam vapura binmeden hemen önce gezmek pek mümkün değil.
Konumu için tıklayın.
Samos Şarap Müzesi: Şehirden çıkıp biraz ilerleyince, Samos’ta şarap üretiminin tarihini anlatan küçük bir müze var. Yorumlardan anladığım kadarıyla mutlaka görülmesi gerekene muhteşem bir müze değil ama bu konulara ilginiz varsa uğramak isteyebilirsiniz çünkü yerel şarapları tatma imkanı da sunuyor
Konumu için tıklayın.
Bonus: Sofouli caddesi üzerinde pek çok hediyelik eşya mağazası var. Ben öyle çok alışverişe düşkün bir insan değilim ama bir sürü ilginç şeyi bir arada satıldığı Press & Snack’ten kendimi dışarı zor attım. Ne mağazası derseniz yanıt veremem çünkü her şey var gibi. Bir göz atmanızı öneririm.
Konumu için tıklayın.

Vathy’nin Limandan görünümü
Vathy ve Yakınındaki Plajlar
Livadaki Beach: Vathy yakınlarında denize girilebilecek en iyi yer burası gibi görünüyor ama bir problem var; burada denize girmenin keyifli olup olmaması tamamen havanın insafına kalmış. Yani su bazen tertemiz ve berrak olurken rüzgârın ve akıntının yönüne göre bazen dalgalı, pis ve bulanık olabiliyormuş. Tam da bu yüzden, Livadaki Plajı hakkında çok çelişkili yorumlar var. Kimisi “cennet gibi” diyor kimisi “pislik içinde” diyor. Tamamen şans!
Kumla taşın karışık olduğu bir denizi var. Yavaş derinleşen sığ bir deniz. Yiyecek içecek alırsanız şezlongları ekstra para vermeden kullanabiliyorsunuz. Yolun bir kısmı asfalt değil, stabilize yol ama bence dert değil. Kiralık araba tozlansa ne olacak tozlanmasa ne olacak. 😊
Konumu için tıklayın.

Livadaki Beach (Fotoğraf: @livadaki_samos Instagram Sayfası)
Mourtiá Beach: Vathy’e 15 dakik mesafedeki bu plaja ben gitmedim ama başka Samos Gezi Rehberi yazılarında bahsedildiği için araştırıp listeye almak istedim. Plaj çok küçük ve çok salaş. Anladığım kadarıyla ara sıra şezlong konulsa da genellikle ahşap bankları kullanıyorsunuz. Plaj çevresi ağaçlık olduğu için gölge konusunda sorun yaşamıyorsunuz. Zaten plajın en sevilen tarafı da bu. Ağaçlık bir alanda olması ve dar koyun çevresini saran yeşillikler baktıkça içinizi açacak bir manzara sunuyor.
Mourtia Plajı’nın denizi de, plajı da taşlık. Fotoğraflardan biraz yosun da varmış gibi gördüm ama gitmediğim için kesin konuşamıyorum. Yine de berrak turkuaz suları epey övülüyor. Minik mobil bir kantin olduğu için yeme içme seçenekleri sınırlı.
Velhasıl burası öyle uzun uzun tüm günü geçirmek isteyenler için değil, kısa bir deniz molası vermek isteyenler için daha uygun görünüyor.
Konumu için tıklayın.
Karlovasi
Kalovasi Türkiye’den doğrudan vapurla ulaşılabilen kentlere nispeten uzak kaldığı için pek sık ziyaret edilmese de adada uzun kalacaksanız bu tarafları da keşfetmek isteyebilirsiniz. Yaklaşık 10.000 nüfusu ile adanın büyük kentlerinden bir tanesi burası.
Karlovasi tarihi bir şehir. İlk olarak alana hakim olması için tepenin üzerine kurulmuş ve daha sonra denize doğru büyümüş. Yani deniz kenarında kalan yerleşim için “Yeni Karlovasi” diyebiliriz.

Karlovasi (Fotoğraf: RAndrey / Getty Images)
Karlovasi’de Gezilecek Yerler
Potami Şelalesi ve Venedik Sarayı Kalıntıları: Eğer herhangi bir hareket kısıtlılığınız yoksa, beklentinizi yüksek tutmamak kaydıyla şehrin şelalesini ve Venediklerden kalma sarayın kalıntılarını görebilirsiniz. Şelale küçük bir şelale. Ayrıca saray kalıntıları restorasyona alındığı için şimdilik kapalı gibi görünüyor yani ne kadar yakınıza yanaşmanıza izin veriyorlar bilemedim.
Yürüyüş herkese göre değil. Dik merdivenler, suyun içinden vadi geçmeler var. Kimileri için çok keyifli olabilir ama çocuklu aileler gidip yolu görünce geri dönüyorlar buradan.
Konumu için tıklayın.
Eski Tabakhane Kalıntıları: Plajın hemen yanı başında bir dizi yarı yıkık bina göreceksiniz. Burası bir müze değil ve hiçbir bilgilendirme levhası da yok. Kilitli yapıların içine de giremiyorsunuz ama aslında şehrin tarihi açısından önemli bir yer. 1900’lerin başlarında burada eski tabakhaneler ve depolar varmış. Şimdi hepsi terk edilmiş, metruk taş evler halinde duruyor.
Bence etkileyici fotoğraflar çekilebilecek bir nokta çünkü arka duvarı yıkıldığı için kemerli pencerelerinden içeri baktığınızda denizi görebileceğiniz bir yapı da var.
Konumu için tıklayın.
Deri Tabaklama Müzesi: Kentin deri tabaklama konusunda köklü bir tarihi var ve bunu yaşatmak için küçük bir müze açmışlar. Müze sergi anlamında çok doyurucu görünmüyor ama rehberli tura katılanlar çok ilginç şeyler öğrendiklerini söylüyorlar. İşin gıcık tarafı ise müze her zaman açık değil ve ne zaman açılıp ne zaman kapandığı ile ilgili net bir bilgi yok internette.
Konumu için tıklayın.

Karlovasi Plajları
Potami Beach: Eğer internette “Samos’un en güzel plajları” diye arattıysanız bu plajın adını tüm listelerde görmüşsünüzdür. Ben gitmedim, yorum yapamam ama eğer herkes birbirinden copy-paste yapmadıysa bu kadar meşhur olmasının bir nedeni vardır diye düşünüyorum.
Yukarıdaki seyir terasından çekilen fotoğraflarda plajın hafifçe kalp çekline benzeyen bir şekilde görünmesi bu üne katkıda bulunmuştur elbette. Plajı da denizi de taşlık. Su serin ve özellikle rüzgarlı günlerde çok dalgalı olabiliyormuş. Büyük bir plaj olmasına karşın şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz bir tane işletme var.
Konumu için tıklayın.

Potami Plajı (Fotoğraf: esindeniz / Envanto Elements)
Mikro Seitani Beach: Bu plaj herkesin gidebileceği bir yer değil çünkü 40 dakikalık bir doğa yürüyüşü yapmadan buraya ulaşamıyorsunuz. Plajda işletme, şezlong, şemsiye yok. Tamamen doğayla baş başa kalabileceğiniz bakir bir alan arıyorsanız, işte o zaman burası size göre. Plaj taşlık ve denizin içerisinde de kayalık bir alan olduğu için mutlaka deniz ayakkabısı alın.
Yürüyüş sırasında takip edebileceğiniz patikalar ve tabelalar var. Rüzgar kuzeyden esiyorsa aşırı dalgalı olabildiği söyleniyor; onu da not düşmüş olayım.
Konumu için tıklayın.
Marathokampos:
Marathokampos Samos’taki diğer üç popüler şehrin aksine bir dağ kasabası. Buraya bağlı otellerin ve restoranların büyük bölümü adanın 46 km güneyindeki Votsalakia plajı boyunca dizilmiş durumda. Yani merkez nispeten küçük bir yer. Benim de burası hakkında bilgilerim çok sınırlı ama kendi planınızı çıkarırken belki varlığından haberdar olmak istersiniz diye düşündüm. Burada dar sokaklarda yürüyüş yapabilir, tatlı bir mimari üsluba sahip taş kiliseleri gezebilir ve ada halkının yerli üretimi olan yiyecek ve içecekleri deneyebilirsiniz.
Pisagor Mağarası: Marathokampos yakınlarında yer alıyor. Pisagor mağarasına bozuk bir yoldan gidip epeyce merdiven tırmanarak ulaşıyorsunuz. Pisagor bu mağaraya, MÖ 538 yılında adaya saldırıp adanın kontrolünü ele geçiren ve zalim bir hükümdar olarak tanınan Polikrates’ten kaçmak için gelmiş. Bir süre bu mağarada yaşamış ve öğrencilerine bu mağarada eğitim vermiş. Burada biri küçük biri büyük iki mağara ve birkaç şapel bulunuyor.
Votsalakia Plajı: Yaklaşık 3 kilometre uzunluğa sahip olan plajın üzerine çok sayıda işletme var. Şezlong kiralayıp yemek yiyebileceğiniz, su sporları yapabileceğiniz pek çok seçeneğiniz olacak. Buradaki sahil kum ve çakılın karışık olduğu bir sahil. Denizi temiz, berrak ama soğukmuş. Pek kalabalık olmadığı için sakin ve huzurlu olduğu söyleniyor.
Samos’ta Ulaşım
Samos’ta şehirler arası ulaşım sağlayan minibüsler var diye biliyorum ama plajlara ulaşım sağlayan bir toplu taşıma seçeneğiniz yok. Bu yüzden araba (ya da çok valiziniz yoksa motor) kiralamak zorunda kalıyorsunuz.
Samos’ta araba kiralama şirketlerinin Google puanlarını gördüğünüz zaman küçük bir şok yaşayıp “nereye düştüm” ben diyeceksiniz. Hepsi birbirinden beter deneyimler yaşatmışlar insanlara. Ben saatlerce yorum okuduktan sonra Manos Rent a Car’da karar kıldım ve aracımı alırken biraz bekletilmek dışında hiçbir olumsuzluk yaşamadım. Aracım iyiydi, personel ilgiliydi.
Ben Vathy limanının hemen karşısından aldım aracımı ama birden çok noktadan kiralama yapabiliyorsunuz. İncelemek isteyenler için web sitelerinin linki burada.
Araç kiralamadan önce yine bu siteden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Ödemeyi aracı kiralarken nakit olarak yapıyorsunuz. 300€’luk depozito ise karttan çekiliyor ve aracı iade ettiğiniz gün hesabınıza yatıyor. (İlginç bir şekilde bizim kart dökümümüzde depozito hiç çekilmemiş görünüyordu ama normalde çekiliyor yani)

Pythagorion
Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da aracı tam depo dolu alıp yine aynı şekilde doldurarak teslim ediyorsunuz. Adada benzin ucuz ve mesafeler kısa. Ben her zaman en kapsamlı sigortayı yaptırmayı tercih ediyorum ki içim rahat olsun. Size de aynısını tavsiye ederim. Bir de küçük bir araç tercih ederseniz daha rahat edebilirsiniz çünkü çok dar yollar var adada.
Araç kiralama fiyatları ise tamamen sezona göre değişiyor. Örneğin benim günlüğü 56€’ya kiraladığım aynı aracı temmuz ayında günlüğü 75€’ya kiralıyorlar. Hatta yoğun sezonlarda “en az 2 gün kiralama” gibi alt sınırlar da gelebiliyor.
Gelelim park yeri konusuna. Şehir merkezlerinde park yeri bulmak zor ama tüm büyük şehirlerin ücretsiz park alanları var. Google Maps’e “Parking” yazıp gezeceğiniz yere en yakın park yerini seçebilirsiniz. Beachlerin çoğunun kendi park yerleri var.
Samos’ta nerede kalınır?
Eğer kısa bir tatil planlıyorsanız Pyhtagorion veya Kokkari’de konaklamanızı tavsiye ederim çünkü buralar hem çok fazla seçenek sunan şehirler hem de adanın en güzel plajlarına en yakın şehirler. Eğer daha uzun konaklayacaksanız ve adanın tamamını keşfetmek istiyorsanız birkaç gün Pyhtagorion’da birkaç gün Karlovasi’de kalabilirsiniz.
Eğer nispeten lüks bir otel arıyorsanız Pyhagorion’da daha çok seçeneğiniz olacaktır. Kokkari’de daha çok salaş oteller var. Ancak Kokkari’de fiyatlar da biraz daha uygun.
Bu önerilerim standart bir deniz-kum-güneş tatili için geçerli tabii. Örneğin doğa yürüyüşlerinden hoşlanıyorsanız, yolu bile olmayan ve bu yüzden de kimsenin gitmediği bakir koylarda denize girmek gibi sevdalarınız varsa adanın en batı tarafları size daha uygun.

Pythagorion’daki Four Seasons Restoranda yemeklerimiz.
Pyhtagorion Otelleri
Doryssa Theorem Hotel: Ben bu otelde kaldım. Her şey kusursuzdu diyemem ama genel anlamda memnun kaldım. Oda büyük, kahvaltı çok zengin, çalışanlar ilgili ve güler yüzlü. Konum zaten şahane. Tam otoparkla limanın ortasında kalıyor. Neyini beğenmedin o zaman derseniz otelin tasarımı biraz saçma. Mesela odada kalın perde olmadığı için giyip soyunurken her seferinde panjurları açıp kapamanız gerekiyor. Odada biri duş alırken kapıyı açamıyorsunuz çünkü kapı tam duşa bakıyor falan… Bunlar küçük detaylar tabii yoksa gönül rahatlığı ile kalınır.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.
Blue Sardines: Pyhtagorion’un merkezinde, hem çok olumlu yorumlar almış hem de nispeten uygun fiyatlı bir otel. Tabii çok hızlı dolduğu için erkenden ayırtmazsanız yer bulmak biraz zor oluyor. Ben giderken buradan oda bulamamıştım.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.
Kouros Seasight Hotel: Tam deniz deniz kenarında bir otel olsun, havuzu da olsun kendi plajı da olsun derseniz değerlendirebileceğiniz makul fiyatlı bir otel de burası. Tam şehrin içinde değil tabii ama yakınında. Adanın en yüksek puanlı otellerinden bir tanesi olduğunu da not düşmüş olayım.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.
Casa Cook Samos: Burası da adanın lüks otelleri arasında en meşhur olanı. Otele çocuk kabul edilmiyor. Şehre uzakta kalıyor ama denizin (ve havalimanının) yanında. Bahçeleri, havuzu ve şık odalarıyla gerçekten güzel ve kaliteli bir otel. Fiyat olarak ada ortalamasının iki – üç katı fiyatı var tabii.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.

Doryssa Theorem Hotel’deki odamız
Kokkari Otelleri
HOKKUM STUDIOS: Kokkari’nin merkezinde tatlı bir butik otel. Yorumları ve puanları oldukça olumlu. Kalanlar temizliğinden, konforundan, çalışanların güler yüzünden memnun kalmışlar. Çok merkezi bir yerde olmasına karşın gürültüsüz bir yerde kaldığı için sessiz, sakin ve huzurlu bir yer.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.
Lemos Hotel: Bu otelin çok şık bir otel olduğunu söyleyemem. Hatta gerçek bir babaanne evi havası var. Ama denizin neredeyse içinde! Fiyatları gayet makul. Otelin yorumları da gayet iyi olduğu için aklınızın bir köşesinde olsun.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.
Sunrise: Burası da biraz eski ve salaş bir otel ama muhteşem bir manzarası var. Hemen önünde kendi plajı olması da bir avantaj. Öte yandan ulaşımı biraz sıkıntılı. Yine de manzara önceliğinizse bir göz atmak isteyebilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.
Samos gezi rehberim burada sona eriyor. Şimdiden iyi tatiller hepinize! 🤗